Ruzgar ne guzel esiyor degil mi?

Cumartesi, Ağustos 29, 2007 - Yeni adrese tasindim, yardima belkiyorum:)

              3 Ekim 2005'de baslamisim burada blog yazmaya...2 yil gecmis...tek tek yorumlarla baslayip neredeyse aile olduk burada, birbirmizin yuzunu bilmezken , cocuklugunu, evindeki yemegi bilir olduk

 

            Ancak son bir yildir nerdeyse , ev sahibinin hergun evde tadilat yapmasi ve kimi gun evime dahi giremez olmam nedeniyle ben artik baska mahalleye tasinmaya karar verdim.Yok oyle cok uzak degil yan mahalle

 

Yeni adresim:

 

http://www.nalangoksu.blogspot.com/

 

          Hadi sizde  kalemlerinizi, yazilarinizi ve fotograflarinizi alip bana komsu gelin.Gelemezseniz de her zaman demli bir caya bekliyorum

 

           Sevgili Blogcu Yonetimi,

 

Ilk goz agrimsiniz , sizinle ogrendim bir cok seyi , buyuk bir hayalimi gerceklestirdim sizinle ancak siz tadilati bitirene kadar baska bir eve tasiniyorum.

 

            Tekrar tesekkurler,

 

            Nalan Goksu (Desertwind)

Yorum (8) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

Cuma, Ağustos 28, 2007 - Bu yaziyi 2 kez kaybedip, 9 kez kaydederek yazdim...Eee ben ne d

             Bu hafta ne kadar hizli gecti anlamadim.Carsamba aksami sirketin iftar yemegi vardi.(Biliyorum burada ramazan ve iftarlar konusunda uzun uzadiya bir yazi yazmadim  ama baska bir suprizim var, hevesimi ona sakladim ve sakliyorum:))

 

           Sonra Martin'in ucuncu cocugu dogdu.Hediye alma isi bana dustu Anlik hediye almayi cok severim ancak gorev olarak almam gereken hediyelerden hoslanmiyorum acik soylemek gerekirse.Offf Turkiye'de ne guzeldir , bir liste vardir ve sende ordan bir hediye secersin en kotu ihtimalle altin goturursun , anne baba ihtiyaca gore onu degerlendirir.Yapacak bir sey yok, bugun hediye almak icin alis-veris merkezine gittim, bir suru "sizin cocugunuz mu?, neee ucuncu cogunuz mu? " sorularina muhatab olarak bir hediye sepeti aldim, icinde yok yok, anne ve babalar  icin mum bile koymular, ne ise yariyor inanin bilmiyorum...

 

          Dun sirkette organizasyonun buyuk baslar kismi belli oldu.Bu sabah , pijamayla sersem dolasirken buyuk patron aradi ve" en bastaki patrona senin ve Martin'in ozgecmislerinizi gonderelim de burada sizin gibi yeteneklerin oldugunu soyleyelim, burada yerinizi saglama alalim " dedi.Bakalim ne olacak , icim surekli "Merak etme, hersey cok guzel olacak" diyor.

 

            Esas iki uc gundur baska bir seyin heyecani ile yatip kalkiyorum.Ekim sonunda Japonya'ya bir egitim icin gidecegim.JAPONYAAA....Telekom sektoru icinde oranin yeri baskadir, baska bir pazar oldugu konusulur.Dusunsenize prime time'da manga (cizgi film )segreden bir toplum...Gencligin buyuk bir kismi, hayata katilmayi proteste ediyor...Dun aksam , lonely planet'in Japonya kitabini okuyarak uyudum ve butun gece Tokyo'da dolastim :)Haaa, biliyorum , biliyorum, yanimda yemek goturecegim, buyuk ihtimal orda ac kalacagim.Bide yaklasik bir ayda cubukla yemek yemeyi ogrenmem lazim...

 

Bu arada Zeya'ya, Laleninbahcesine , Ebrucuk'a ve Zuz'a buradan selamlarimi gonderiyorum.Bekliyorum...

 

Yorum (6) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

Çarşamba, Ağustos 26, 2007 - Nefes...

          Biliyorsunuz son zamanlarda kendimi ruzgarda savrulan yaprak gibi hissediyordum hafif "mizmiz"dim.Ancak karsimdakinin durumu da benden farkli olmayinca fazla uzatamadim...

 

            Sonra dusundum, ben boyle bir donem daha once gecirdim, esadina cok da keyifliydi.Ise gider sabah kahvaltisini bir kafede yapar saat 10 gibi ise baslardik, sonra yine isten erken cikar Nisantasina giderdik.Cook guzel gunlerdi, ciddi soyluyorum, komikdi yani...Simdi de ona benzer gunler geciriyoruz.

 

           Ramazan olmasi sebebiyle isler ve hayat daha yavasladi.Eskiden ise gelir gelmez bilgisayara gomulen Martin, Murhaf, Roula ve ben her sabah  "guleriz aglanacak halimize" seklinde egleniyoruz.Simdiye kadar hic bu kadar yakin olmamistik birbirimize..

 

         Zaman oyle veya boyle geciyor ve geriye hep tatli gulumsemeler kaliyor.2001 yilinda yasadigim ofisin 250 kisiden 18 kisiye dusmesi doneminde o kadar guzel gunler yasanmisti ki , bir dahasi yok.Ah o Beyoglunun, Pano sarap evinin, Marmara otelinin dili olsa da konussa...

 

               Artik , sabah uyaninca ilk is  bahceme keyifle bakip , az ugrasamadim bahcivalarla diye dusunup gulumsuyorumArtik, yarini , iki gun oncesini dusunmuyorum.Sadece simdi var...

 

 

 

Bu fotografi Zeynep'in sitesinden izin alarak odunc aldim.

Yorum (8) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

Pazartesi, Ağustos 24, 2007 - Istiyorum ki...

           Eski dagcilardan surekli Agri, Cudi ve dogu uzerine birlerce hikaye dinlemistim ama teror nedeniyle 2000 yilina kadar o daglara tirmanilamiyordu bu nedenle 2000'e kadar o bolgeye gidemedim.2000 yilinin Mart ayinda bir arkadasim “biz doguya gidiyoruz ve bir araba kiralayip doguyu gezecegiz “dediginde bir dakika bile dusunmedim .Iyi kide yapmisim, gecirdigim en guzel tatillerden biriydi…Uc erkek bir kiz , eski bir toros araba ile yaklasik 2 500- 3 000 km yapmistik.Van, Tatvan, Agri,Malazgirt Kars, Igdir…gormedigimiz yer kalmamisti.Neredeyse her sabah baska bir yerde uyaniyor sonra arabaya dolusup o gun planladigimzi yere gidiyorduk…

 

         Gecen gun farkettim ki oyle bir sey yasamayali, boyle bir seyin hayalini kurmayali ne kadar cok zaman olmus.Tekrar , bavulumu hazirlarken “acaba seyahat sirasinda en rahat kiyafet ne olur”  diye dusunmeyi, gitmeden once gidecegim yer hakkinda birseyler okumayi , gordugunum yerlerdeki yeni kokulari, manzaralari ve insanlari, aksam nerede yemek yiyecegimi bilmemeyi ve kucuk bir esnaf lokantasi bulma umidini, yataga yattigimda, bir sey dusunemeyecek kadar yorgun oldugum icin, yastiga basimi koyar koymaz uyumayi istiyorum…

 

 

 

 

             Bu fotograf  o seyahetten cok guzel bir hatira....

Akdamar adasi , kistan yeni kismis Van golu ; piril piril masmavi , biz ise ilkbahar gunesinin tadini cikariyoruz...

 

 

 

 

Yorum (8) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

Cumartesi, Ağustos 22, 2007 - "Hersey olmasi gerektigi anda oldugunda guzeldir.Sadece ak..."

            Bir onceki yazimda da yazdigim gibi , bu ara biraz renkleri kaybettigim bir donemdeyim.Is yerinde organizasyon degisikligi olmasinin ve benim calistigim bolgenin artik olmamasinin da etkisi buyuk bu savrulmuslugumda.Benim gibi, ertesi sabah kahvaltida ne yiyecegini dusunen biri icin belirsizlik bitlenmek gibi bir sey...Heran huzursuzluk , her an kasinti...Ancak komik olan, bu degisiklikten sirketin neredeyse %80'inini etkilenmis olmasi.En buyuk patronundan en kidemsiz elemanina kadar herkes suyun akintisiyla gidiyor...

 

           Is hayatimda boyle bir seyi yaklasik 6 yil once yine yasamistim.Cok komik gunlerdi,  butun sirket televizyonda canli yayinda birlikte calisacagimiz firmanin kaybettigini  segredip , sessizce masalarimiza donmus ve ozgecmislerimizi olusturmaya baslamistik...

 

            Belirsizlik o kadar yogundu ki simdi Amerika'da calisan bir arkadasim, o donem  sabah ise servisle gelip sonra metroyla Beyogluna iner film festivalindeki filmleri hepsini segredip bizimle servisle eve donerdi...

 

            Bu donemde ogrendim ki , ister yandir ister yandirma hersey olacagina variyor.Iste tam bu sirada Lale'nin icimdeki yolculuk kitabindaki satirlar daha da anlam kazaniyor "Hersey olmasi gerektigi anda oldugunda  guzeldir.Sadece ak..."

 

             Bu ara Lale'nin kitabi ile calismaya devam ediyorum. Okuyorum , calisiyorum, calisiyorum, okuyorum.Ve nedense bu kitabin satir satir benim icin yazildigini dusunuyorum...

 

         

Yorum (9) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

Eften puften seyler

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Arkadaşlarım
e-posta

Kategoriler

Arkadaşlarım

zeya
dilara45
laleninbahcesi
hbasak
ebrucuk
yesimcetaki
dewinim06
yesimceyemek
buradaherseyvar
nurdanacar
oronar
figoltx
ebus2006
rexart
anilir
canokurban
amfetamin
xlethex