Ruzgar ne guzel esiyor degil mi?

Salı, Mart 20, 2007 - Evlilik uzerine denem

            Asagidaki yazi , kimseyi suclamak ya da zan altinda birakmak maksadiyla yazilmamistir sadece kisisel dusuncelerimdir ve yaniliyorda olabilrim :)

 

                 Bizler (1972-1978 kusagi) arada kalmis bir kusagiz.Ne annelerimiz gibi bir hayat surebiliyoruz ne de Sanal Simge gibi yeni cagin genci olabiliyoruz.

 

          Cogumuz , liseden sonra “aman kizim oku,  kendi ekonomik ozgurlugunu kazan” telkinleri altinda iyi universitelere gittik.Universiteyi okuyup evde oturmak olmaz deyip , iyi isler bulmaya ve ekonomik olarak ozgur olmaya calistik .Sadece iste basarili olmak yetmedi , bir yandan da annemizin bize ogrettigi yemekleri yapmaya, onlarin bize ogrettigi sekilde evi derdi toplu tutmaya calistik…Annelerimize kiyasla , hem ekonomik ozgurlugumuzu kazandik hem de annemiz gibi ev cevirebiliyorduk.(Aman ne guzel!)

 

        Ve basladik , beyaz atli prens dusleri kurmaya.Efendi olsun, soyle olsun , boyle olsunun yanisira , bizi tasiyabilsin, gerektiginde cekip kolumuzdan gotursun, bizi hayatin canavarlarindan korusun istedik:) Hatta simdi bizim de gucumuz olduguna gore hayati daha kolay tasiyabiliriz  birlikte dedik.Ama oyle olmadi.Erkeklerin cogu  bizimle birlikte ayni adimlari almadilar.Onlar bu caga , babalarinin aynisi olarak girdiler.

 

          Gecmisteki evlilklerde , kadin egitimsiz de olsa evin gizli komutaniydi ama bunu cevreye “benim esim aslandir ” diye lanse ettigi icin evliliklerde fazla tokezleme olmadi.Erkek de komutanin kendisi oldugunu dusunerek , rolunu en iyi sekilde oynadi.

 

         Oysa simdi , kadinlar  bir cok imkana sahipler ve  evdeki erkege “komutan sensin!” diyemiyorlar zaten deseler de cumle boslukta kaliyor .O zaman hayali kurulan prens , gun gectikce daha da hayal oluyor…Prensler de gun gectikce yanliz kaliyor…

 

 

 

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yorum yaz!

2007-03-22 18:00:43 - adamlar

Yazan: hbasak
hayali prens hakkında bir sunu, üstüne tıklayarak ilerlemelisin, çok hoş!
http://www.altzine.net/dinamik/feryaltilmac87/ADAMLAR.pps#256,1,ADAMLAR
Bağlantı

2007-03-22 14:06:49 - :)

Yazan: fezayildiz06
Sizlerin kuşaktan değilim ama tebessümle okudum yazdıklarını doğru tespitler, umarım biryerlerde beklenenler kalmıştır...
Bağlantı

2007-03-22 13:42:40 - Hay ağzını öpeyim :))

Yazan: ebrucuk
Hah haaa..Ya sen varya benim beynimi mi okudun acaba..Aşağı yukarı aynı şeyleri düşünürüm zaman zaman ..Daha çok ben niye yalnızım dediğim zamanlar da :.)))))
Evet burda da bir prenses var herşeyi bildiğini sanan belki de bilen erkekten bir adım geri durmayı öğrenmemiş o avam tabirle sidik yarıştıran herşeye bir cevabı olan ve YALNIIIIZZZZ!!!!!!! :)))))))))))))
Bağlantı

2007-03-21 13:14:35 - ay yoksa senin içine Zuz mu kaçtı

Yazan: laleninbahcesi
Benim kızkardeşim Zuz da hep aynı şeyleri söyler biliyomusun.Beyaz atlı prensler atlarına binip gittiler .Evet çok haklısın,çevreme bakıyorum,erkekler teknolojik açıdan ileri gittiler ama,fikir bazında kadınların çok gerisinde kaldılar. Hala annelerinin yemeğini yiyorlar,ve hala babaları gibi düşünüyorlar.Ama sizden sonraki kuşakta bu yok.Sanki daha iyiler gibi.Sevgiyle kal
Bağlantı

2007-03-21 11:47:21 - sıkış-ma

Yazan: hbasak
farklı yaşam şekilleri arasında sıkışıp kalmışlık....ben de bunu çok düşünüyorum ve yazmak istiyorum ama kafamı toplayamıyorum....Yalnız bizim nesil değil de anne-babalarımızı ve onların anne-babaları da sıkışmışlar aslında modernlik ile gelenek arasında bir yere....O sıkışmışlık bir kaç kuşak öncesinden miras aslında...En çok kadınlar yaşıyor sıkıntısını tabi ki...çünkü modernlik-geleneksel yaşam kavgası hep kadınlar üzerinden yürütülmüş. Kadının giyimi, işi, izin verilen sosyal ilişkileri belirleyeni olmuş modernliğin...Dışarda en moderninden batılı kadın, aile ilişkilerinde geleneksel Türk kadını olmamız beklendi bizden hep değil mi? Denge böyle sağlanacaktı güya....hadi ordan:) Yaşamı öyle ortadan bir çizgiyle ikiye bölmeye kalkınca samimiyet kayboluyor halbuki...Ben kendi çevremde hep bir şeyi yap derken aslında yapma dediklerini, yapma derken yap dediklerini hissetmişimdir ebebevynlerin....Modern bir aileye kızının davranışlarını kısıtlamak yaraşmaz, onu-bunu-şunu yapmasını cesaretlendirmek desteklemek gerekir, bu gereklilik sözlü ifadelerle yerine getirilir ama aslında çok daha dar olan sınırlar sözsüz hissettirilir...bu samimiyetsizlik her yede.....evlilikte samimiyet bekleyince de evlenilmez tabi ki bu durumda...denedim ama bak, gene anlatamadım o sıkışmışlık hissini..
Bağlantı

2007-03-21 11:43:50 - .....

Yazan: atesinsesi
meseleye biraz daha kapsamlı baktığımda....

kapitalizm 1929 buhranıyla büyük bir iç kriz yaşadı ve marksizmin bitmeyen eleştirileriyle(ki karl marks bu düzeni eleştirdiği "kapital" adlı eseriyle kapitalizmi tahlil ediyor onun yerini daha üst bir düzene sosyalist /kominist düzene devrim ile bırakmasını söylüyor bu görevinde işçi sınıfına ait olduğunu söylüyordu)geçtiğimiz yüzyıl bütünüyle bu kavgayla şekillendi...amaç aynanın öte yüzüne geçmekti..

sosyalizmin devrimlerle(sscb/çin)iktidar olduğu ülkeler kapitalizmide başka bir boyuta sürükledi,kapitalizm üretim ve ihtiyaç modlu yapılanmasını değiştirdi tüketim toplumuna dönüştü,bu kendini yeniden yaratmasını sağlıyordu,örnekle marksın devrim yapacak dediği preleterya kendine verilen haklarla devrimci isteklerinden vazgeçiyor yeni sistemin bir müttefikine dönüşüyordu.kısacası modern toplumlar geliştirdikleri bu yeni neo liberal politikayla kendi halklarına diğer halklardan elde ettiklerini vererek sistemlarini dahada sağlamlaştiriyordu..bu modern toplumlar zamanla ülkelerindeki işçi sayısınınıda iyice azaltmışlar artık bilgi toplumu olmuşlardı.ürettikleri bilgiyi 2,3 dünyaya pazarlayıp onun yarattığı geliri kendi ülkesinin insanınada veriyorlar bu sayade sistemi yaşatıyorlardı.bü süreç yaşamın bütün ilişkilerinde (kadın erkek,sol sağ,sanat vs) yeni bir süreç yaşattı...artık aşkların yerini pornografik ilişkiler kardeşliğin yerinide çıkar birlikteliği alıyordu...işin ilginç tarafı derida'nında belirttiği gibi marksın kapitalizm önermesi yine doğruluğunu kanıtlamış hayat git gide karmaşık ve kendini yok eden bir sürece girmişti...

sanat post modern ikonalar yaratmanın ötesinde bir hiçti artık,büyük yazarlar sadece birer figurandılar.sattıkları kitaplar gibi...

günümüze bakıldığında dünyanın büyük çoğunluğunun yaşadığı açlık yoksulluk savaş hallerinin dışında günümüzün modern toplumlarındada birey gid gide yalnızlaşıyor ve aykırılıklar meteraseksüel benzerliklere dönüşüyordu...

aşk bundan en çok yarayı alan değerlerden biriydi artık...

bugün 21 mart dünya şiir günü/sevgiyle kal

gün olur, alır başımı giderim,
denizden yeni çıkmış ağların kokusunda
şu ada senin, bu ada benim,
yelkovan kuşlarının peşi sıra./oVEli
Bağlantı

2007-03-21 11:34:52 - :)

Yazan: zeya
çok doğru. Artık evlilikte ve ilişkilerde roller değişti ama bu değişimi kadın yaptı. Erkekler genelde aynı kaldı. Cesur bağımsız ve özgür kızlardan korktukları için yalnızlar.
Boşanma oranları çoğalması da kadının ekonomik özgürlüğünün bir sonucu. Kadın boşanırsa hayatına devam ediyor.
Ben bekar anne ile büyüdüm annemin her işini kendin yapmalısın sözlerininin değerini şimdi çok iyi anlıyorum. Ama her işimi kendim yaparken ilişkide dengeler bozulabiliyor. Dengede tutmak da hep kadına düşüyor sanırım.
Ayy ne zor işler bunlar. Ben bazen çok korkuyorum :)
Bağlantı

2007-03-21 00:02:44 - merhaba

Yazan: misss
Nalancığım, aynı hisleri paylaşıyoruz.

Ama ben sadece ikili ilişkilerde değil genel anlamda da bu bakışı benimsiyorum.. Sıkışıp kalmış bir nesiliz gerçekten.. Gerçi bazen bu sıkışmışlık hoşuma gidiyor benim.. Belki de benim biraz eskici olan yapımdan kaynaklanıyordur. yeniye adaptasyonda başarılı olup sürekli eskiye özlem duyan bir tip olmam belki de...

Ama bu beyaz atlı prens mevzusunda bu kadar kötümser olmamak lazım.. Bence etrafta bizim gibi arada sıkışmış beyaz atlı prensler var.. :)

SImmsıcak sevgiler canımmm..
Bağlantı

2007-03-20 20:22:19 - :))

Yazan: nurdanacar
benim çenem düştü...yazıya vurdu....:))
2'dir yorumumun uzunluğunu görünce kendi kendime şaşıyorum....
yorumları mail mi atsam sana??valla utandım...:))
öpü..
Bağlantı

2007-03-20 20:20:34 - ruh eşi...

Yazan: nurdanacar
seni kendime o kadar yakın hissediyorum ki nalancım....ve benim anlatmak istediklerimi öylesine güzel özetlemişsin ki...
işin doğrusu artık pek bi umutsuzum ruh eşimi bulma konusunda...
birkaç kız arkadaşla buluştuğumuzda hep aynı şeyi konuşuyoruz...biz çok ağır,hanımefendi,eğitimli,eğlenmesini de ev çevirmesini de bilenlerdeniz...ve keşke ruhumuzda birazcık da olsa o..puluk-çok pardon-olsaydı...böylesine kafa patlatmaz,üzülmezdik şimdi deriz..gülüşür konuşmaya devam ederiz ama bir tarafımızda hep hüzün hakimdir....flört aşamalarım sancılıdır mesela benim..keza çevremdeki kızların da öyle...
sancılı,ağır olmasının sebebi dışarıya ağır kız bu mesajı vermek değil tabi...flört edilmesi,yapılması itibariyle evlilikten zor bence...başlarken olabildiğince düşünür tartarım..tabi evdekilere göre bu kadar düşünmek iyi değildir<..ve her ilişkim sonucu kendimi boşanmış hissederim..karşı tarafa kazandırdıklarım sınırsız ama elimde boş bavulla mahzun şekilde baba evine döner hissederim kendimi...
işin doğrusu bir sabah kızlarla dışarda kahvaltıdayken pek hatta hiç kafaya takmama kararı aldık...olacağı varsa olur zaten..su yolunu bulur..her genç kız bir gün prensiyle karşılaşır...ve tesadüfler,mucizeler hala var...
çok öptm şeker...
p.s.
*cafe için bu akşam 2 kişiye daha fiyat vereceğim..hadi hayırlısı...benim için dua et....
**zeyanın da dediği gibi..bende başladım içimzdeki yolculuğa..ve yazılacak çok şey var...hala devam ediyor yolculuk...:))
Bağlantı

2007-03-20 19:42:41 - merhaba

Yazan: mavismor
çok içten olmuş teşekkürler
Bağlantı

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

Eften puften seyler

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Arkadaşlarım
e-posta

Kategoriler

Arkadaşlarım

zeya
dilara45
laleninbahcesi
hbasak
ebrucuk
yesimcetaki
dewinim06
yesimceyemek
Blogcu Yardım
buradaherseyvar
nurdanacar
oronar
figoltx
ebus2006
rexart
anilir
canokurban
amfetamin
xlethex