Perşembe, August 23, 2007 - Fotograflarla tatilim...

Ablamlarlarin Demircikoy'deki yeni evlerindeki muhtesem kis bahcelerinde ilk sabah kahvaltisi...Ablam ve ben kahvaltiyi hazirladiktan sonra herkesin uyanmasini beklemeden demli caylari koymusuz bile...:)

Sabahlari 7 :00 civarinda yatagimin kenarinda minik kuzular dolasmaya basliyordu.Ardindan hemen yatak sohbetleri basliyor ve ozgur ruhlu kertentelem "kert" ve hayal kedim "pamuk" hakkinda sohbet ettikten sonra kahvaltiya iniyorduk.

Yemek sonrasi hemen monopol duzeni kuruluyor, ablam bankaci olarak asli gorevi olan kasayi tutuyor, bense tapu kadastro memuru oluyordum:)Babamin ya da annemin her aksam Tarabya ve Yenikoy'u (oyundaki en pahali semtler) Omer'e sunnet hediyesi olarak alip vermesi gecenin klasigi idi.

Buranin yedigoller oldugunu saniyorsaniz yaniliyorsunuz.Burasi ablamlarin sitenin yakinindaki bir golet.Hayatimda ilk defa bembeyaz acmis niluferleri burada gordum.Nasil guzel bir cicek anlatamam...Fotograftaki isik cok iyi olmadigi icin yansimamis ama buranin manzarasi gercekten cok guzel ; iki tanede ordegi var goletin...

Bundan bir-iki yil once buraya geldigimde cok begenmis hatta bir erkek arkadasimla burada evlenmeyi bile dusunmustuk:)) Burasi neresi mi...ROMANTIKA...veeee...

Romatika'da Zeya (Ugur) ve Nurdan ile bulustuk.Cok hos bir bulusmaydi.Disardan bakan lise arkadasiymisiz da yillar sonra bulusmusuz zannederdi.Soldan saga;Nurdan , ben ve Zeya.

Burasi Rumeli Fenerine giderken goreceginiz Garipce koyu.Ben buraya asik oldum.Yillar once bir bogaz turunda uzaktan gorup "acaba burada kimler yasar?" diye dusundugum bir koydu, icinden gormek bu gune nasipmis.Buranin kahvaltilari ve raki baligi meshur...

Istanbul'da her yerde kocaman Turk bayraklari dalgalaniyor.Cok etkileyici, iste garipce koyunden karsi kiyinin gorunusu.Dunyada var mi boyle bir guzellik...

Zeynep sanirim bir onceki hayatinda kedi ya da kopekti.Bir cocuk bu kadar mi hayvan duskunu olur.Ilk soyledigi kelimelerden biri "pisi pisi"ydi.Bakin yine bir kedi bulmus ve onu minciriyor.Bu arada komsunun kopegi Hektor'u cagirdigi gibi beni cagirmasini butun aileyi kahkahaya bogdu:"Teyzeeee, gel olum":)

Ailecek bir Topkapi sarayina gidelim dedik.Sabah erkenden yola ciktik saatlerce yol aldik ama bir baktik ki , halic koprusunu kapatmislar , vazgectik Yildiz sarayina gittik.Yuzlerdeki yorgunluk durumu ozetliyor sanirim...

Istanbul'da beni goren Japon Turist sanmistir, her an fotograf cektim, bir dahaki sefere Istanbul'a gelene kadar bir suru ani biriktiriyim istedim.Iste cok keyif aldigim vapurda arkamda gemiler ruzgar ve ben...

Bir sabah erkenden kendimi Kadikoy'e attim.Hep merak ettigim Kadikoy limaninin hemen ustunde yer alan Denizati'nda kahvaltimi edip sabah gazetemi okudum.Yurtdisinda yasayip bu kahvaltiyi ozleyen bir suru kisi vardir eminim...Haaa bu arada Kadikoy'u Istanbul'da yasadigin 5 yil icinde son 2-3 yil kesfetmistim.Meger ne kadar guzel bir yermis.Ne kadar renkli cafeler , insanlar , mekanlar varmis.Tekrar ic gecirdim....

Haydarpasa tren istasyonu, lutfen yikilmasin, o bir tarih....

Zeynep'in dogdugu gun hasteneden cikip babamla yuruyus yaparken Sureyya sinemasinin kapanacagini gormus ve cok uzulmustuk, megerse restore ediliyormus.Yasasiiiin!

Ve iste Beyoglu...sabah 9:00 gibi Beyoglundaydim...

Beyoglunda ne kadar cok supriz vardir, Leb-i Derya'nin , 360'in manzaralari...burasi Beyoglundaki Isvec konsoloslugu...o kadar karmasanin arasinda bir cennet bahcesi...

Ve iste son fotograf...Beyoglu'nda bir ara sokakta icilen bir demli cay ve kagit kokan sere serpe masaya yaydiginiz gazetede okunan ve "ulen biz nasil ulkeyiz?" dedirten haberler...Her seye ragmen
"BIR BASKADIR BENIM MEMLEKETIM..."
|