Dun yine bir Helsinki sabahina uyandim ama bu sefer icimde bir umut vardi cunku 9 saatlik ucak yolculugu olsa da eve varacaktim.Helsinki -Istanbul ucusunun son bir saatinde hafif cinnet gecirdim, kapali yerde olmaktan cok bunaldim ama dayanmaliydim cunku bunun bir de Istanbul-Dubai bacagi vardi ve ustune ustluk Istanbul'da 4 saat havaalaninda beklemem gerekiyordu.Naapalim , bende freeshop gezip anlamsiz anlamsiz parfum bakmaya devam edecektim .(Bu arada eskiden Free shop gezmeye bayilirdim , bu ara inanin girmemle cikmam bir oluyor !) Ucak Istanbul'a indi , transfer check -in icin boarding pass'imi aldim .O sirada telefonum caldi, baktim ablam ariyor "sakin kipirdama bir yere , biz havaalanina geliyoruz" dedi."Neee , nasil ?, gercekten mi ?" nidalari arasinda kapattim telefonu ve hemen bir guvenlik gorevlisine kostum.Ben disari nasil cikabilirim diye ."CIKAMAZSINIZ, bir kere girince cikilmaz !" dedi."Haydaaa!".Ordan oraya kosturdum, nasil cikabilirim diye sonra dedim ki , inceldigi yerden kopar . Pasaport kontrolden gecip ciktim disari.Birazdan kapida kavustuk ablamlar ve kucuk cizgi film karakterlerimle .Sanki yillardir gorusmuyormusuz gibi sarildik birbirimize.Istanbul'da bir turlu becerip de cikamadigimiz disarda aksam yemegine , havaalaninda cikmis olduk.Oyle iyi geldi ki...