Salı, Mayıs 22, 2007 - Tatil planlari...
Agustosun ikinci ve ucuncu haftasini izin aldim.Ama elim bir turlu bilet almaya gitmiyor.Iki haftada bir suru sey yapmak isteyip hic bir sey yapamadan geri donecegimi dusunup kivraniyorum.Bir de salak gibi birinin "tatil donusu alismak cok zor oluyor" dedigini bilincaltima attim ki , tatile gidesim bile yok...
Bir yandan da ilik ilik dusunuyorum tatilde naaparim diye.Annem yazliga gelmem icin israr ediyor, ben istanbul'da biraz gezmek istiyorum ama bir yandan da sabah uyanip icime bikinimi giyip Bozcada'daki cinar altinda ya da Kas'daki tas firinli cafede kahvalti edip sipidik terliklerimle denize gitmek istiyorum.Bir yandan uzun zamandir yapmadigim uzun seyahatlerimi yapmak istiyorum, dogu, karadeniz gibi...
Aklima sonunda Explorer'un sitesine bakmak geldi.Explorer bizim dagciliktan Ertugrul'un eskiden dagcilik malzemesi sattigi sonra da trekking turlari ve tirmanis expedisyonlari duzenledigi bir yerdir.Benim donemimde Ankara'da dagciliga azicik ilgi duymus herkes bilir Explorer'u.Universite yillarinda okul cikisi mutlaka giderdim, kesin tanidik biri olur sohbet edilirdi.Cok da tirmanisa gittim onlarla.
Bugun de sans eseri uzun zaman sonra Ertugrul'dan mail geldi , yas gunum icin kucuk bir parti yapiyoruz , gelin diye...Konustuk, Nepal'e ve Kenya'ya ya safariye gidiyorlarmis.Hmm...Acaba oldum...Belki de istedigim boyle bir sey...
Bilemedim, siz ne dersiniz...Siirmiz de bu konu hakkinda soyle diyor...
Gün olur, alır başımı giderim,
Denizden yeni çıkmış ağların kokusunda.
Şu ada senin, bu ada benim,
Yelkovan kuşlarının peşi sıra.
Dünyalar vardır, düşünemezsiniz;
Çiçekler gürültüyle açar;
Gürültüyle çıkar duman topraktan.
Hele martılar, hele martılar,
Her bir tüylerinde ayrı telaş!...
Gün olur, başıma kadar mavi;
Gün olur başıma kadar güneş;
Gün olur, deli gibi... Orhan VELİ
|