Pazartesi, Hazirane 11, 2007 - Tekrar Kasablanka'dayim...
Sabah 4:30'da uyandim , dus alip bir gun onceden hazirladigim kiyafetlerimi giyip taksiyi beklemeye basladim.Bu sirada salon caminin bugulandigini gordum; bu demek ki artik nem orani bayagi artti.Taksi geldi , gun agirirken havaalina vardik.Biletimi aldim , pasaport kontrolden gectim biraz freeshopta dolastim falan sonra sikilip ucagimin kalkacagi kapima gittim.
Dusundum, son zamanlarda seyahatlerimin %80'i is seyahatleri .Daha onceden yazdigim gibi universitede kurdugum hayallerden biriydi , isle birlikte surekli dunyanin gormedigim yerlerine gitmek ve gerceklesti...ancak artik gittigim seyahatlerden zevk almadigimi farkettim.Eskiden o sehre gider gitmez , bavulu bir kenara atar hemen sokaga firlardim ve sehri gormek icin can atardim.Simdi otel odasindan cikasim yok (suanda saat oglen 3.30 ve ben otel odasinda mail okuyup is yapiyorum...)
Hani , "aman sende buldun bunuyorsun" dedirtebilir ama tatil icin seyahat etmeyi ozledigimi farkettim o yuzden bunu anlatiyorum.Yani hani , gitmeden once kitaplardan o sehre calistiginiz, gider gitmez otelden sehrin haritasini aldiginiz , o sehri bilenleri "nereleri gormeliyim?" diye bayilttiginiz...
Sir kitabini herkes okudu sanirim, ben sona kaldim , orada ne istiyorsaniz olmus gibi hayalini kurun diyor ve bende sevdigim ile "tatil " amacli dunyayi gezmenin hayalini kuruyorum.
Neyse!ben oyle hayallere dalmisken , birer birer sirkettekiler kapiya gelmeye basladi.Herkesin cesitli toplantilari varmis Kasablanka'da , icimdeki muzip dusundu "ulen ucak dusse , bayagi bir pozisyon acilir diye..-tamam vurmayin , sadece saka yaptim-...
Yerime yerlestim, kitaplarimi on goze koydum, boyun yastigimi sisirdim , artik 9 saatlik yolculuga hazirim.Gecen sefer biliyorsunuz , benim Turk oldugumu arkadaslarina ve tum ucaga anons eden Fas'li bir arkadasla yolculuk etmistim bu sefer de Fas ragbi takimindan biri ile yolculuk ettim.Ama cok efendi ve hatta pek yakisikli bir delikanliydi cok sikayet etmeyeyim simdi...
Itiraf ediyorum ki, kitaplardan tek bir sayfa okumayip sadece uyuyarak geldigim yolcukta 9 saat nasil gecti anlamadim.
Otele geldigim de tek kelime Fransizca konusamadigim ve dilsiz - sagir gibi kaldigim icin beni odullendirmek istediler sanirim ki, beni onlarin deyimi ile "prenses odasina" yerlestirdiler .Valla ne yalan soyleyim , meyveler kuruyemisler muhtesem guller...(fotograflarini cektim ancak , kablomu unuttugum icin bugun gostermiyorum:(
Eeee,herseye ragmen hayat guzel ve yukardaki gecen gun kirilan kalbimi tamir ediyor galiba...
|